Home / Günün Haberleri / Bu sorular taraftarın ciğerinde biriktirdiği terennümlerdir… – Alen Markaryan

Bu sorular taraftarın ciğerinde biriktirdiği terennümlerdir… – Alen Markaryan



Sergen Yalçın, “Rafa ve Abraham’ın ayrılmaları 60 milyon euro avantaj sağladı, ciddi bir değişim yaşıyoruz” demiş ve eklemiş: “25–30 milyon euronun altına oyuncu bulamıyoruz…” Hoppalaaa!!!

Hocam, Senin kurt gibi zeki, üst düzey bir zeka taşıdığını bildiğimizden, bu anlattıklarında dişimize değer bir şey arıyoruz ama bulamıyoruz… Bulan nasıl buluyor, buyur işte Musaba… O bu… Fark etmez… Mevzuda o değil zaten…

Rafa gitmez, Abraham gitmez… Gitmesine izin veriyorsan daha iyisini almakla yükümlüsün. Senin mantığında Orkun’u da satmamız lazım. Ondan da bir elli “euro” avantaj sağlarız… Ama mesele yine bu değil. Soru şu: Bu oyuncu gidişleri kimin fikri? Oyuncular gitti, eyvallah…

Topçu alamamak kimin hanesine yazar? Serkan Reçber bu işin neresindedir? Graf niye diskalifiye edilmiştir? Serdal Adalı’ya “transferi ben yapacağım” dediniz mi? Dediyseniz niye yapmadınız? Serdal Adalı, Graf gibi bir scouting/sportif direktör varken Serkan Reçber’i ne düşünerek teknik kadroya dahil etmiştir?

Serkan Reçber’in CV’si nedir? Kimdir arkadaş bu transfer rezaletinin sorumlusu? Sayın Başkan mı, Sergen Hoca mı, Serkan Reçber mi? Dünyada başka sol bek, başka sol stoper yok mudur da bir Agbadou’ya, bir Tavares’e takılıp kaldınız?

Kaleci sorunu 4 senedir var. Siz bu sorunu nasıl görmezden gelebilirsiniz ki? Biz Mert’in üstüne kaleci arıyorken, Mert’i gönderip Ersin’le devam etmek kimin fikridir? Sol açık meselesini sağır sultan biliyor. Son üç senede 300 milyona yakın para harcanmıştır da orijini sol açık olan bir tane adam alınamamış mıdır? Masuaku ile niye anlaşılmamıştır?

Gedson’a niye “kal” diye ısrar edilmemiştir? Futbolcuların Beşiktaş’tan gitmek istemesi doğru mudur? Bu doğruysa, bu işin sebebi nedir? Elde para eden her topçuyu satmak bir strateji midir? Gökhan Sazdağı meselesi nedir?

Kupayı almak gibi bir hedef var mıdır? Varsa, Sergen Hoca’nın maç sonu sakinliği beni acayip tedirgin etti mesela… Yaşadığımız birçok şey hayatın akışına ters. Sayın Başkan, Bu sorulara cevap vermelisiniz. Samimi, sıcak, içten… Prompter’dan okumadan, içinizden geldiği gibi… Bu sorular camianın ciğerinde biriktirdiği terennümlerdir.

Birçok şeye aklımız şaşmaktadır. Ve kaos, önlem almazsanız gitgide büyüyecektir. Önlem şudur: Taraftara neyi hedeflediğinizi, bu minvalde ne yapmak isteyip de yapamadığınızı en kalbi duygularla anlatmanız gerekiyor. Bu saatten sonra transfer olur, olmaz; o sizin bileceğiniz iş.

Önemli olan bize verilen değer, arma için ne yaptığınızdır. Ve anlattıklarınıza camianın ikna olmasıdır.

Futbolun çürümesi!!!

Sebat-Fatsa maçında Fatsalı bir futbolcu mükemmel bir frikik golü atıyor… Ben 10 santimlik telefon ekranından topun filelere gittiğini görüyorum… Fatsalı oyuncular seviniyor, kendi sahalarına doğru koşuyorlar… Aaa! O da ne?

Sebatlı futbolcular, top çizgiyi geçmedi diye hakemin etrafını sarıyorlar… İtirazlar, dalaşmalar falan filan… Hakem gördüğünü veremiyor, onlara uyuyor. Yan hakem kuşlara bakıyor… Ve gol yok sayılıyor… Bu skandalın bir boyutu…

İkinci boyutu ise daha vahim. Sebatlı o kadar futbolcu, gerçeği bildikleri hâlde sustular… Aynı meslekten ekmek yedikleri arkadaşlarının emeklerine ihanet ettiler. 11 futbolcu, o kadar teknik adam çıkıp “Bu goldü, adamların hakkını yemeyin” diyemedi… Demedi…

Bu bir adap–edep sorunudur. Hiç faul yokken ikili mücadelede kendini yerden yere atan adamın yaptıklarından hiçbir farkı yoktur. Alın teri, gerçek emek adım adım saf dışı bırakılmıştır.

İşte bu tip eyyamcı hakemler, bu tip topçuların çoğalmasına, ve futbolun çürümesine sebep olmuştur…

Dükkânı kapatıp GiDELiM…

Fenerbahçe–Göztepe maçını yöneten Cihan Aydın, Skriniar’ın ayağından tereyağından kıl çeker gibi çalınan topu faul diye durdurduğunda; Siz de orada durun, kımıldamayın hatta… Bakın Sayın MHK, Sayın Federasyon…

Siz hataya, yanlışa, kasta fatura kesemiyorsanız bu işi yapmayın. Bırakın, “olmuyor, yapamıyoruz” deyin… Bu Cihan Aydın, geçen hafta bizim Kayseri maçında VAR hakemi değil miydi? Top Kayserili oyuncunun elinde kamp kurup kale direğiyle içli dışlı olduğunda uyuyan, susan, görmezden gelen vatandaş değil mi bu?

Ne işi var bir hafta sonra Fenerbahçe maçında? Hayati hata yapanlara ceza vereceğinize mükâfat mı veriyorsunuz? Aynısını Jota’ya yapılan penaltıda VAR’da şov yapan Halil Umut Meler’e de yaptınız. Ertesi hafta Trabzon maçıyla ödüllendirdiniz. Teraziniz şaşmış… İflah olmaz bir yoldasınız…

Tel tel dökülen bir hakem sarmalı yaşanıyor. “Orta hakem hata yapabilir ama VAR asla” sözü sizin… Bakın alt liglere…

Onlarca skandal maç var… Fatsa–Sebat maçını seyredin! Her hafta hakem konuşulur mu Allah aşkına? Bir de TRT spikerinin ağzından duyuyoruz: “Elimizde yeterli hakem yok, ceza veremiyoruz” diyormuş yetkili arkadaşlar!!!

Vay anam vay! Hâle bak? Takımlar senede 150–200 milyon euro harcama yapsın, siz “hakem yok” deyin???!!! Yok abi yok! Biz hep beraber dükkânı kapatıp gidelim… Bu şartlarda insanın akıl sağlığı bozulur vallahi ya!

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir